19 Aralık 2016 Pazartesi

Turabdin'e Dönüş / Hasan Saraç


Ölümünün ardından kızına günlükler bırakan, ömrünce büyük bir sırla yaşamış bir kadın ile annesinin geçmişiyle yüzleşen Besma'nın öyküsü var bu kitapta. İsveç'ten Mardin'e uzanan kitapta hem duygusal öğelerle hisleniyor hem de gizem dolu kısımlarla meraklanıyorsunuz. Besma'nın kanser olan annesinin bu hastalık sürecindeki hisleri de ayrıca duygulanmanıza sebep oluyor. Buna rağmen diyalogların gündelik hayatın sıradanlığından uzak, fazla kurallı olduğunu düşündüm. Bununla birlikte konunun sık sık kendini tekrar etmesi de zaman zaman hikayeden kopmama neden oldu.

Yazar ilgi çekici bir konu eşliğinde aile, aşk, gizem, macera kavramlarını harmanlayıp, pek çok pencereden okuyucuya seslense de maalesef hiçbirinin üzerine yeterince durulamamış hissi oluştu bende. Sonu da biraz hızlıca toparlanmış gibiydi.

Yalın bir dille yazılmış, duygusal tat alabileceğiniz pek çok kavramın iç içe geçtiği bir aile romanı arıyorsanız Turabdin'e Dönüş'e bakabilirsiniz.

Sevgilerle

Bir Kadının Yaşamından 24 Saat / Stefan Zweig


Stefan Zweig okumayı sever misiniz? Benim vazgeçemediklerimden. Döner dolaşır mutlaka arada bir Zweig kitabı daha okur, sonra bitecek korkusuyla başka kitaplara geçerim. Pek çok yayınevi tarafından basılan Zweig kitapları, Koridor Yayınları'nın bez ciltli sert kapakları ile de çevrilmeye başladı. İlk kitap Satranç'ın ardından, Bir Kadının Yaşamından 24 Saat öyküler seçkisini bastı yayınevi. Fark ettiniz değil mi, kitabın adı sizi yanıltmasın, içinde tam beş adet öykü var.

Merak edenler için ilk öykü kitaba adını veren iken, diğerleri Kitapçı Mendel, Bir Yaz Öyküsü, Kızıl ve İki Yalnız İnsan. Tüm öyküleri beğensem de özellikle Kitapçı Mendel'in çarpıp geçtiğini, hepsinden ayrılarak ön plana çıktığını düşünüyorum. Özellikle kitaplarıyla kendine koca bir dünya kuran karakteri ile kitapseverlerin bu öyküyü ayrıca seveceğini düşünüyorum. Her zamanki gibi yine derin psikolojik çözümlemeler, duygu dolu ruh analizleri içeren bu öyküler seçkisi, başarılı ve akıcı çevirisi ile yazarın kalemini seven herkesin kitaplığında mutlaka olmalı bence. Açıkçası nadide bir çiçek gibi tutuyorum kitaplığımda kendisini.

Bir Zweig kitabı daha biterken yine harika bir eser okuduğuma sevinsem mi yoksa bittiğine üzülsem mi bilemedim. Hala yazarın kalemi ile tanışmadıysanız kesinlikle çok şey kaçırıyorsunuz. Bu çok çok başarılı öyküler seçkisine ise mutlaka şans vermelisiniz.

Sevgilerle

Dönüşüm / Franz Kafka


Herkesin üzerine yığınlarca cümlesi olan kitapları anlatmak zor bir uğraş. Buna rağmen kelimeler dilimden akıyor tutamıyorum Dönüşüm'e dair. Halbuki yıllar önce ilk okuşumda beğensem de bu kadar etkilenmemiştim. Can Yayınları'ndan okuduğum eserin çevirisi başarılıydı, eserle ilgili bilgilendirmeler de çok zarifçe düşünülmüştü. Buna rağmen muhtemelen Dönüşüm'ü yeterince anlayabilmek, hatta her seferinde yeniden anlayıp hissedebilmek için zaman ve yaşanmışlıklar gerekiyor. Bu ikinci okuyuşum olan Koridor Yayınları'nın yeni baskısında buram buram hissettim Dönüşüm'ün o meşhur başarı ve etkileyiciliğini...

Biliyorum öncelikli olarak çeviriyi merak ediyorsunuz. Çünkü o kadar çok yayınevi tarafından basılmış bir kitap ki Dönüşüm, hangisini alsam kararsızlığı yaşamak çok normal. Koridor Yayınları bez ciltli, üstelik kapağında böcek kullanmadığı-ki Kafka döneminde kapakta özellikle böcek kullanılmamasını istemiştir- baskısıyla ve başarılı çevirisiyle gerçekten çok iyi bir iş çıkarmış. Önsözde de kitaba ve yazara dair bir giriş yakalanması bunun gibi bir eser için olmazsa olmazdı. Çok çok beğendim.

Gelelim Dönüşüm'e ve konusuna. Bilmeyenler için kitap efsanevi bir cümle ile başlar "Gregor Samsa bir sabah tedirgin rüyalardan uyandığında, kendini yatağında azman bir böceğe dönüşmüş olarak buldu." der yazar ve sizi daha en baştan şaşırtmayı başarır. Samsa, ailesinin (anne, baba ve kız kardeş) geçimini sağlamak için yoğun bir işte çalışmaktadır. Neredeyse kendine dair hiçbir hayatı kalmamış, hayatını ailesinin ihtiyaçlarını karşılamaya ve onları mutlu etmeye adamıştır. Fakat böceğe dönüşmesi ile işe gidemez ilk kez o sabah. Ailesi ilk şaşkınlığı atıp geçim derdiyle boğuşmaya başlarken Gregor'un da bir tarafta işe yaramazcasına unutulduğunu ve yalnızlaştığını görürüz. Tüm ailenin hayatının ve karakterlerinin nasıl bir değişime uğradığını meraklı ve şaşkın gözlerle izlersiniz. Kitabın varoluş sancılanmalarına, hayat döngüsünün sorunlarına dair çok gerçekçi ve yalın tespitleri olduğunu düşünüyorum. 

Kimilerine göre Kafka'nın hayatından izler taşıdığı da düşünülen eser bugüne kadar pek çok farklı şekilde yorumlanmış. Bana göre her okuyuşta okuyucusunda farklı pencereler ve bakış açıları oluşturacak, kısacık olmasına rağmen etkisi ve başarısı çok yüksek bir kitap Dönüşüm. Eğer hala okumadıysanız mutlaka ama mutlaka okumalısınız!

Sevgilerle

Sahte Kraliçe / Sarah Fine

İşte son zamanlarda okuyup en çok rüzgarına kapıldığım distopya /fantastik türdeki kitap! Sahte Kraliçe! Öncelikli olarak gençlere yönelik bir kitap olsa da yazar öyle iyi bir iş çıkarmış ki bana kalırsa bu türü seven çok geniş bir okuyucu kitlesinin kalbini kazacak akıcılık ve heyecanda bir kitap.

Konusuna bakarsak, Kupari halkı Vatia denen ateş ve buza aynı anda hükmedebilen büyülü güçleri olan bir kraliçe tarafından yönetilmekte ve her gelecek Vatia da kehanetler yoluyla anlaşılmaktadır. Yıllar önceki kehanette Elli'nin  birgün kraliçe olacağı söylenmiştir, buna rağmen günü geldiğinde büyü Elli'ye geçmez. O artık sahte bir kraliçedir. Türlü işkencelere maruz kalan Elli kaçarak daha önce tanık olmadığı bir hayatın içinde bulur kendini. Ülkenin sürgün edilmiş topluluğuna karışırken Elli gerçek benliğini keşfedecektir de. Buna rağmen yaklaşan bir savaş ve Elli'nin vermesi gereken kararlar, seçmesi gereken bir taraf olacaktır.

Konu oldukça ilgi çekici ve kitap da bunu kesinlikle yansıtıyor. Tüm karakterler merak uyandırıcı, her sayfada farklı bir durumla karşılaşıp ilgiyle okuyorsunuz. Kitaptaki aşkı ise çok masum ve inandırıcı bulacaksınız. Kitap kendi içinde bir bütün olup sona varsa da bir devamının olduğunu da anlıyor, son sayfa biter bitmez merakla okumak istiyorsunuz.

Unutmadan belirtmeliyim ki kapak çalışmasını ilk gördüğümde sadece hoş bulmuştum. Okudukça ise kitabın içeriğini ne kadar iyi yansıttığını fark ettim. Gerçekten takdir edilesi!

Heyecanı ve gerilimi yüksek, aşkla da bezeli Sahte Kraliçe'nin devamını şimdiden merakla bekliyorum. Fantastik ve distopya özellikli kitapları seviyorsanız mutlaka bakmalısınız bence:)

Sevgilerle

Sosyopat / Anna Snoekstra


"Kimse gerçekten kaybolmazdı, hep bir yerlerde var olurdu."

Polislerden kurtulmak için kendisine ikizi kadar benzediğini fark ettiği 11 yıl önce kaybolmuş bir kız olan Bec'in yerine geçen kız, çare diye gördüğümüz şeyin daha büyük sorunlara yol açacağından habersizdir. Bir anda Bec'in hayatını yaşamaya başlayan kız yoksa Bec'in sırlarla dolu hayatına ve yaşanmışlıklarına da mı ortak olacaktır? Yoksa aynı kader onu da mı bekliyordur?

En başından beri aklınızda büyük sorular uyandıran, heyecan yaratan psikolojik-gerilim türünde bir kitap Sosyopat. Ne Bec'in ne de yerine geçen kızın hayatlarını tam olarak çözemiyorsunuz ve her karakterle ilgili tahminler yürütüp duruyorsunuz. Bana göre sonuna kadar kendini iyi saklayan ve gerilimi azalmayan bir kitaptı. Özellikle sona doğru ters köşe yapıp, ciddi ivme kazandığını düşünüyorum. Buna rağmen havada kalan, yeterince cevap bulamadığım ya da devamını okumak istediğim kısımlar vardı.

Kurgunun sürprizli ve akıcı olduğunu düşünsem de çok karmaşık bir noktada değildi bence. Bu yüzden polisiye-gerilim türünde kendini giriş ya da orta seviyede bulan okuyucuların kitabı merakla okuyacağını düşünüyorum.

Büyü / Thomas Olde Heuvelt


Lanetli bir kasaba olan Black Spring ve ansızın ortaya çıkan ağzı ve gözleri dikili bir büyücü Katherine! Fantastik öğelerle bezenmiş kitapta kasaba halkının yaşamını öğrenirken, kasabadaki bir grup gencin bu lanetten sıyrılmak için çabasına tanık oluyorsunuz. Tabi bu süreçte işlerin karıştığını söylemeye bilmem gerek var mı?

Konu ve çıkış noktası gereçekten ilgi çekici bir kitap Büyü. Bununla beraber ciltli kapak tasarımı ve kalitesi de tartışma götürmez. Kitabın başı bir hayli karışık başlarken zamanla konu akışına kapılıyor ve konuyu ve olanları anlamaya başlıyorsunuz. Sona doğru heyecan tırmansa da sanki yeterli gelmemiş gibiydi. Bununla birlikte kitapta bolca yabancı isim ve ayrıntı vardı ki, bu beni yoran bir durum oluyor.

Yine de belirtmek gerek ki kurgu ve çıkış noktası olarak görsel şekilde kendini çok daha iyi ifade edecek bir kitap olduğunu düşünüyorum Büyü'nün. Halihazırda dizi olacağı da konuşuluyorken şahane bir fikir bence. Bakalım dizisinde bizi neler bekleyecek:)

Sevgilerle