21 Kasım 2016 Pazartesi

Erik Ağacı / Ellen Marie Wiseman

"Hayatın akışına kapılacağım. Yaralarım alıştığım, güzel anlarla kabuk bağlayacak. Çünkü geçmişte yaşarsam, hayatta kalamam."

İkinci Dünya Savaşı'nı ele alan mutlaka çok fazla kitap vardır ancak Erik Ağacı'nın hissettirdiği duygu ile döneme ait betimlemelerinin kuvveti ve bunların eş harmanlanışını çok özel bulduğumu belirtmeliyim. Alman bir genç kızın gözünden anlatılan olaylar, aynı zamanda Yahudi bir delikanlı ile imkansızlıklardan sıyrılmaya çalışan aşkını ele alıyor.

"Neyi özlüyorum biliyor musunuz? Isaac ile birlikte yumuşacık ekmek üzerine sürüp yediğimiz erik reçelinin tadını. O erik reçeli benim çocukluğum, hayallerim ve umutlarımdı."

Savaşın başından sonuna kadar Alman Christine ve ailesinin yaşadıklarını dinlerken, bir yandan da Yahudi Isaac ve ailesinin yaşadıklarını okuyoruz. O dönem yaşanan olaylar Christine'in gözünden ele alınırken kalbinizin acıdığını hissediyorsunuz. Yalın, akıcı ve güçlü betimlemelerle donatılmış cümleleriyle yazar okuyucuyu kalbinden yakalıyor. Kitabın sonunda yer alan yazar röportajı ise kitabın üzerinizdeki etkisini katlıyor.

Savaşın tarihi dokusu içine harmanlanmış hisli bir aşk hikayesini, tarihi detayların yoğunluğunda okumak isterseniz Erik Ağacı incelikle oluşturulmuş ve detaylarla bezenmiş kurgusuyla okuyup kitaplığınıza eklemekten memnun olacağınız bir kitap.

Sevgilerle