21 Ağustos 2016 Pazar

İhtiyaç / Carrie Jones

Alacakaranlık serisini sever misiniz? Hani vampirler, kurt adamlar, fantastik detaylar ve daha nicesi. Ben severek okumuştum seriyi. İhtiyaç da böyle bir kitap işte. Hem tür olarak benzer hem de farklı çünkü içinde vampirler değil periler var!

Zara, çok sevdiği üvey babasını kaybetmiş ve annesinin isteğiyle apar topar babaannesinin yanına gönderilmiş on altı yaşında bir genç kızdır. Gittiği bu yerde çocuklar kaybolmakta, üstelik ardından altın rengi bir toz bırakan adam tarafından izlenmektedir. Zara okulda tanıştığı arkadaşları ve özellikle de hoşlandığı genç ile olayların peşine düşerken gizemler bir bir çözülmeye başlar.

Alışageldiğimiz tipik on altı, on yedi yaşlarda bir genç kızın gizemli bir kasabaya taşınması, yeni okulunda kurduğu arkadaşlıkları ve esrarengiz bir esas oğlanın romana eklenmesi ile başlayan romanın ilk yarısında çok da heyecanlanmadığımı itiraf etmem gerek. Buna rağmen sona doğru merakınız artmaya ve konu açılmaya başlıyor. Fantastik detaylar yerli yerine oturmaya, gizemli karakterler ve amaçları ortaya çıkmaya başlıyor. Heyecan ne kadar artsa da merak ve fantastik unsurlar beklediğim kadar ilgimi çekmedi maalesef. Genç yetişkin tarzdaki İhtiyaç, fantastik seri sever okuyucuların ilgisini çekebilecekse de, benzer çok fazla seri okuduğum için ( Alacakaranlık, Hush Hush, Melez Sözleşmeleri ) yüksek beklentimi karşılamada biraz zayıf kaldı.

Kitap akıcı, çabuk okunur ( bir günde bitirdim) günlük bir dille yazılmış. Karakterlerin genç yaşları, cesaretleri ve açık sözlü yapısı diyaloglarda kendini gösteriyor. Bu bence karakterleri yansıtmak açısından başarılı bir durum ancak gerilimin arttığı, heyecanın doruk olması gereken sahnelerde bu tarz diyalogların atmosferi bozduğunu düşündüm ve yeterince o kurgu dünyayı hissedemedim. Fantastik öğeler, gerilimli bir yapıdan çok masalsı nitelikteydi. Okuduğunuzda göreceksiniz ki, romanda bir "demir" detayı var, insan nedense demir değil de daha adı duyulmamış, esrarengiz ya da tahmin edilemez bir öğe duymayı bekliyor.

İhtiyaç iyi bir çıkış noktası ve konu yakalamış, sona doğru açıldığı ve kurgusunu geliştirdiği için devamını merak ediyorum ancak dileğim devam kitabının daha hareketli olup kurguya farklı unsurların eklenmesi. Fantastik olsun, yeni bir seriye de hayır demem diyorsanız bu yaz sıcaklarında okuması sizi zorlamayacak bir kitap olacaktır.

Sevgilerle

14 Ağustos 2016 Pazar

Bir Çapkını Baştan Çıkarmanın Dokuz Yolu / Sarah Maclean

Tarihi aşk romanlarını sever misiniz? Eveeeet diyorsanız, bu kitabı not alın alın efendim. Başlamanızla bitirmeniz bir olacak, bitirdiğinizde bu aşk dolu çifte sadece "vay be!" diyebileceksiniz.

Leydi Calpurnia, yirmi sekiz yaşında, herkes tarafından takdir edilen, yaşının üstünde bir olgunlukla tüm gördü kurallarını kusursuz uygulayan mükemmel biri. Aslında tüm bu yeteneklerine rağmen etrafındakiler tarafından sıradan, basit, gösterişsiz hatta kilolu bulunan, evde kalmış gözüyle bakılan bir genç kadın Callie. Birgün sabrı biten Callie, hayatını istediği gibi yaşamaya karar verir ve dokuz maddelik bir liste yapar. Listede yok yok! Düelloya katılmak bile var, daha ne diyeyim:) Listeyi tamamlamaya çalışırken yolu on yıldır aşık olduğu Ralston Markisi ile kesişir. İkisi de farklı konular için iş birliği yapar ve romanımız tam hız başlar.

Öncelikle kapaktan başlamak istiyorum. Işıltılı, kabartmalı yazı çok çok güzel fakat görsel olmuş mu? Biraz daha romanın ayrıntılarını ve içeriğini yansıtan bir görsel seçilebilirdi. Sevemedim. Romana gelirsek, akıcılığı, heyecanın hız kesmeyişi, sürekli maceradan maceraya atlayış, esas karakterlerin ikili diyalogları, aşkın oluşumu, olayların zamanlaması ve listenin tamamlanışı... Hepsi kusursuz şekilde işlenmişti bana göre. Yan karakter bile merak uyandırıcı ve çok eğlenceliydi. Okuması çok çok keyifliydi. Tarihi aşk romanı sevmiyorsanız ya da daha önce okumadıysanız bile başlamak için doğru kitap olabilir. Okumayı düşünenlere hemen belirteyim ki, kitapta cinsellikle ilgili oldukça fazla kısım var.

Esas karakterlerini çok sevdiğim, favori çiftlerim arasına giren bu kitabı, ilginç konusu ile de çok beğeneceğinizi düşünüyorum. Romantikseverler, hele bir de tarihi aşk romanı tutkunları bu kitabı kaçırmamalı:)

Sevgilerle

Bazı Kızlar Aşk İçin Her Şeyi Yapar / Clodagh Murphy


Yapar mı dersiniz? Söz konusu Claire ise olabilir sanki:) Claire internette cinsellikle ilgili öyküler yazan, tek hayali de yazar olmak olan bir kızımız. Yazdığı heyecanlı yazıların aksine kendi halinde bir hayatı olan ve çizdiği imajla hiç alakası olmayan biri. Birgün çok ünlü bir yayınevinin sahibi olan Mark, ona kitap ve sevgilisi olma teklifinde bulunur. Hımm, kitap neyse de sevgili olayı ne olacak? Mark onu bambaşka, yazdığı hikayelerdeki gibi sanarken hem de! Claire, çareyi anlattığı kıza benzemekte bulur. Bunun için de parasız, duygusal olarak yaralı ama pek de karizmatik olan ressam Luca ile anlaşır. Fakat her zaman her şey umulduğu gibi gitmeyecektir. Aşk da buna dahil!

Çok isteyerek ve merak ederek edindiğim bir kitaptı. Adının enteresanlığı, konusunun ilginçliği derken ediniverdim. Komik, eğlenceli, akıcı, okuması çok kolay, insanı sıkmayan, yormayan bir kitap. Özellikle romantik komedi tadında ama duygusal yönü de olan bir kitap arayışında olan romantikseverlerin hoşuna gideceğini düşünüyorum. Yalnız kitapta cinsellikle ilgili hayli kısım mevcut, bunu da belirteyim.

Kitapta aşkın gelişimi, duygular, aile, geçmişten gelen yaralar çok doğru bir oranda harmanlanmış ve iyi yerleştirilmiş. Az ya da çok diye hiçbir kavram gözüme batmadı açıkçası. Tuzu, baharatı iyi ayarlanmış bir yemek gibiydi. Sadece yan karakter ve olaylarla ilgili sona gelindiğinde biraz daha netlik ve ayrıntı iyi olurdu. Bunun dışında okuyup bitirdiğinizde havada kalan bir sonu yok ki bu benim için önemli.

Alışılagelmiş erkek karakterlerin dışında farklı bir karakter arıyorsanız, hele ki aşkın, tutkunun ve duygusallığın romantik ve eğlenceli uyumunu seviyorsanız bence bu kitaba bakabilirsiniz. Ben çok sevdim kendisini, romantikseverlere tavsiyedir:)

Sevgilerle

13 Ağustos 2016 Cumartesi

Hesaplaşma ( Tutku Oyunları-3 ) / Aleatha Romig


"Aşkın karşıtı öfke değil, kayıtsızlıktır. Kızgın olmak çok fazla önemsemektir."
                                                                                                          -Doris Moreland Jones

Bilenler bilir, Hesaplaşma, Tutku Oyunları serisinden çıkan üçüncü kitap. Bilmeyenler için serinin sıralaması Tutku Oyunları, Yüzleşme ve Hesaplaşma şeklinde. Seri daha tamamlanmadı. Hesaplaşma da henüz çok taze. Fakat o kadar heyecanla takip ettiğim bir seriydi ki hemen bitirdim. Yorum mu? Yine efsane, yine şahane, yine ters köşe!

(Tutku Oyunları ve Yüzleşme kitap incelemelerim blogda mevcut)

"Aşk aldatmalar sona erdikten sonra gelir, yani karşınızdaki insanın size vereceği tepkiden çok kendisini düşündüğünüz zaman. Kendinizi tamamen gözler önüne sermeye cesaret ettiğiniz zaman... Savunmasız olmaya cesaret ettiğiniz zaman..."
                                                                                                             - Dr. Joyce Brothers

Yüzleşme çok heyecanlı bir yerde sona ermişti. Adeta pembe dizilerin en heyecanlı yerde bitip diğer günkü bölümü dört gözle beklememiz gibi bekledim Hesaplaşma'yı. Açıkçası beklentimi de hiç boşa çıkarmadı. Hatta umduğumdan, hayal ettiğimden bile fazlasıydı. Yazar ilk iki kitapta sürekli ters köşe yapmıştı. Özellikle de sona doğru kitaplar hareketlenirken olaylar baş döndürecek kadar karmaşıklaşıyordu. Bu kitapta da durum tam olarak buydu. Bir kurgu, bir roman bu kadar mı hareketli, akıcı, kafa karıştırıcı, hem cevaplar verici hem de yeni sorular doğurucu olur! Kitabın tamamında da olay akışı hiç hız kesmemesine rağmen özellikle son elli, altmış sayfa çok etkileyiciydi. Kim iyi, kim kötü, bu noktaya nasıl gelindi, bundan sonra neler olacak, bunların altından neler çıkacak diye diye kitabı bitirdim. Devam kitabı için şimdiden tırnaklarımı kemirerek beklediğimi söylesem fazla olmaz:) Sırası gelmişken seriyi merak edip, okumayı düşünenlere de hemen belirtelim: kitabın içeriği yetişkinlere yönelik, cinsellikle ilgili kısımlar mevcut. 

"Evet, Tony, sen benimsin ve başka hiç kimseye ait değilsin."

Tutku Oyunları serisi, akıcılığı, zeki kurgusu, her daim şaşırtıcılığı ve ilginç karakterleri ile kesinlikle baş döndürücü. Yeni bir seri arayışındaysanız kesinlikle tavsiyedir. Bir an bile tereddüt etmeyin!

Sevgilerle

7 Ağustos 2016 Pazar

Aşk ve Gurur / Jane Austen

"Varlıklı ve bekar bir erkeğin evlenebileceği bir eş arayışında olduğu tüm dünya tarafından benimsenmiş bir gerçektir."

Tam da bu cümleyle başlayan Aşk ve Gurur ya da diğer adıyla Gurur ve Önyargı, neşeli, hareketli ve maddi durumu çok da iyi olmayan Elizabeth Bennet ile gururlu karakteriyle ön plana çıkan varlıklı Mr. Darcy'nin gurur ve önyargıyla başlayan ilişkisinin zamanla aşka dönüşünü anlatıyor.

Dünya klasikleri arasında çok sağlam bir yerde olan Aşk ve Gurur, pek çok kez filme ve diziye uyarlanmış. Yıllar yıllar önce okusam da, bugünkü beğeni anlayışımla tekrar okumak istedim; hele de indirimden 3,95e alınca fırsat bu fırsattır dedim ama hayaller hayatlar oldum.

Öncelikle kitabın çevirisini pek sevmedim. Farklı bir yayınevinin çevirisi ile kısaca bir karşılaştırdığımda anlaşılırlık ve akıcılık olarak geride kalıyordu. Kitabın genelinde ise o ilk okuduğumdaki tadı veremedi bana. Bilhassa Elizabeth Bennet karakterinin aşkına ikna olamadım. Esas karakterlerin diyaloglarını arıyor gözüm romantik kitaplarda, burada ise yok denecek kadar azdı; hatta Elizabeth'in aşkını ilan ettiği yerlerde bile diyalog yoktu.  Bir de Mr. Darcy'yi kibri ve gururu ile yargılarken kızımızın peşin hükümlü ve önyargılı tavrına anlam veremedim. Darcy'nin görkemli evine hayran olması ve bunun neredeyse Darcy'ye olan ilgisini fark etmeye başlamasıyla aynı dönemlere denk gelmesi gözümden kaçmadı. Kısacası Elizabeth karakteri ile pek anlaşamadık ama Mr. Darcy oldukça sağlam duruşta, belli bir olgunluğa erişmiş nitelikteydi. Başta gösterdiği gururlu tavırları dışında gayet sevilesiydi.

Tüm bunların ötesinde kitabı yazıldığı döneme, karakterlerin yaşlarına ve çevrelerine göre değerlendirdiğimde aslında gayet başarılı karakter tabloları çizildiğini de kabul etmek gerek. Yineliyorum, Elizabeth bana hitap etmeyen bir karakter oldu ama yaşının gençliği, aşktaki toyluğu, duygu ve fikirlerinin değişkenliği bu çerçevede çok iyi yansıtılmıştı. Austen'ın romanında çok geniş bir karakter çeşitliliğine yer verdiğini okurken göreceksiniz. Romantik, insan psikolojisini iyi resmeden bir romana karakterleri sayesinde ince ince mizah öğeleri yerleştirmesi tam bir ustalık gerçekten.

Aşk ve Gurur'u sevmemek mümkün değil şüphesiz ama ilk okuduğumdaki etkiyi alamadığım da bir gerçek. Çeviri etkili olabilir ama temel neden geçen yıllar boyunca okuduğum kitap sayısının artmış oluşu ve beklentilerimin yükselmesi. Hele ben gibi romantik kitap aşığı biriyseniz kitaptaki nakış gibi zarif aşkı sevebilir ancak diyalogların ve ikili sahnelerin azlığından dolayı "Tadı damağımda kaldı ama:(" derken bulabilirsiniz kendinizi. Zira benim hissettiğim tam olarak buydu.

Unutmadan, aşık kalın ama çok da gurur yapmayın. Hele önyargı mı, aman evlerden ırak:D

Mutlu pazarlar:)