7 Haziran 2016 Salı

Açlık / Knut Hamsun

"Nem eksikti benim? Tanrı beni mi göstermişti? Neden bir başkasını değil de beni?"

Biri çıkıp da açlığı anlatan bir kitap yazın dese, sanırım Knut Hamsun'ın Açlık kitabı en iyisi olurdu. Norveçli yazar büyük romanı Açlık'ta yazar olma sevdasını yüreğinde taşıyıp yazı yazmaya çalışan bir yandan da geçim derdinin bile çok ötesinde açlık ve yoklukla boğuşan bir gencin öyküsünü anlatıyor.

"Bir insanın, en candan, en hararetli bütün girişimlerinin yüzde yüz boşa gitmesinde bir hikmet var mıydı, neydi?"

Behçet Necatigil'in muazzam çevirisinin tadını hissettiğimiz kitap 158 sayfa. Hayli kısa gözüküp esasen hızlı okunabilir olsa da sindirmesi ve üzerinde düşünmesi uzun süren bir kitap olduğu düşüncesindeyim. Dili akıp gidiyor ama kahramanımızın hayatı sürekli olarak yazı yazma, para kazanma çabası, sefalet ve açlıktan oluşan döngüde ilerlediği için bir noktada zorlanıyor, yoruluyor, kahramanınızla aynı ruh haline bulanıyorsunuz. Anlatmak istediği ruh halini geçirmede evet çok başarılı bir roman ama bir taraftan da derin bir hüzün, mutsuzluk, sefalet ve açlığı ele aldığı için okurken perişan oluyorsunuz. Kısacası ruhunuzu zımparalayıp, üzmeye, yormaya hazırsanız Açlık'ı okuyun, aksi takdirde sizi çok yoracak bir kitap olacaktır.

"Cadde boyunca hem yürüdüm, hem ağladım; kendime gittikçe daha çok acıyordum; defalarca tekrarladığım birkaç kelime, bir feryat, diner gibi oldukça, gözyaşlarımı yeniden akıtıyordu..."

"Gönlümde tek bulut yoktu,tek rahatsızlık duygusu, düşüncelerimin eriştiği ölçüde, gerçekleşmemiş tek arzu ya da heves yoktu."

Açlık, adı gibi açlığı, çaresizliği ve sefaleti olabilecek en gerçek, en hissedilebilir şekilde anlatan bir eser. Dili ve çevirisi çok başarılı ve bence mutlaka okunmalı fakat burada esas olan ne zaman okunacağı. Öyle hüzünlendirip üzüyor ki kitap, okumaya hazır olduğunuza emin olmanız gerekiyor çünkü bu açlık çok gerçek...

Sevgilerimle...