11 Mayıs 2016 Çarşamba

Aynadaki Adam / Hasan Saraç


"Bütün mutlu aileler birbirine benzer; her mutsuz aileninse kendine özgü bir mutsuzluğu vardır."
                                                                                               Leo Tolstoy, Anna Karenina

Polisiye ile duygusal aile hikayelerinin karışımını sever misiniz? Böyle iki farklı konuyu bir araya getirebilme fikri bana her zaman hem çok zor hem de çok takdir edilesi gelmiştir. İki birbirinden uzak görünen ama aslında iç içe harmanlandığında harika bir birleşim oluşturan bu iki konu Aynadaki Adam'da bir araya geliyor. Hatta yanına biraz aşk bile ekleniyor:)


Polis komiseri Yonca, birgün yıllarca görmediği babasının bir olayda kurşunlandığını öğrenir. Bir anda kendini hem bugünün sorunları hem de geçmişin özlem, öfke, pişmanlık ve bilinmeyenleri arasında bulur. Yonca bir taraftan komadaki babasıyla ilgili geçmişini sorgularken bir yandan da babasının yaralanma olayını çözmeye çalışacak, bir yandan da grafiker sevgilisi ile ilişkisinin taşlarını yerinde tutmaya çaba harcayacaktır.

İlk bakışta sadece polisiye romanı gibi gözükmesine rağmen macera- aile-aşk gibi pek çok konuyu ele alan çok ayaklı bir romandı Aynadaki Adam. Bu tarz pek çok konuya temas eden romanların avantajı konu çeşitliliği olurken dezavantajı da çok fazla dala ayrılıp tek bir yönü derinlemesine ele alamaması oluyor maalesef.  Kitabın duygusal yönünün polisiye yönünden baskın olduğunu söylemek çok da yanlış olmayacaktır. Özellikle baba-kız ilişkisinin ve geçmişle hesaplaşmaların yoğunluklu olarak ele alındığı kısımlar duygusal bakımdan romana katkı sağlamıştı. Polisiye yönü ise bunun ardında kalsa da romana hareketlilik katmıştı. Keşke bir tutam polisiye miktarı arttırılsa diye düşünmeden edemedim yine de. Aşk boyutu sıcak, samimi ve yalındı ancak kitapta en az ele alınan kısım da buydu bana kalırsa.

Aynadaki Adam, harmanlanmış konuları tek kitapta okumayı seven, akıcı ve samimi kitapları sevenler için beğenilesi bir kitap olacaktır. Yonca ile kitabın sayfalarında seyahat etmek oldukça enteresandı. Üstelik sona geldiğimde neden kitabın devamı olmasın ki diye de düşündüm. Olur bence, daha Yonca'dan çok hikaye çıkar bence:)

Sevgilerle