14 Nisan 2016 Perşembe

My Mad Fat Diary ( MMFD) ( Benim Çılgın Tombul Günlüğüm) / Rae Earl


"Acı burada. Her yerde. Doğru dürüst kapanmayan bir kapısı olan bir odada. Benden nefret eden bir anneyle birlikte. Bedenime bir tonluk hamur öbeği yapışmış gibi olan karnımla birlikte."

My Mad Fat Diary geçmiş birkaç yılda en merakla ve hatta çok büyük bir sabırla beklediğim bir diziydi. Ne de olsa sadece birkaç bölüm için aylarca yeni sezonu bekliyorduk. Topu topu 15-20 bölüm için tastamam 3 sezon geçmesi gerekti fakat beklemekten pişman mıyım? Asla! Öyle doyumu yüksek, izlerken duygudan duyguya atlatan farklı bir diziydi ki...

"Erkekleri hiç anlamıyorum ama kendimi de anlamıyorum zaten."


Dizide kilo problemi ve ruhsal sorunlar yaşayan 17 yaşında bir genç kız olan Rae Earl'ün hayatı anlatılıyordu. Karakterler, dostluk  ve inandığımız aşk öyle büyüleyiciydi ki... Hele ki o ilk sezonun final sahnesi. Bugüne kadar izlediğim en romantik sahneydi... Tüm bunların yanında bir de o döneme ait kullanılan, sahnelerine "cuk" oturan şahane müzikleri vardı. Bu kadar mükemmelliğin üstüne izleyenler olarak dizinin uyarlandığı kitabı merak edip durduk tabi. Kitap dediysem Rae Earl'ün gerçek günlüğü! Nihayet Novella Dinamik tarafından çevrilip basılınca hemen hoplaya zıplaya edindim. Ee ne de olsa artık hikayenin tamamını ellerimde tutuyordum. Daha çok ayrıntı! İşte tam olarak aradığım buydu!

"Keşke yanımda birisi olsaydı. Yanı başımda otursa, bana sarılsa... içimi ılıtsa ve bunu içtenlikle yapsaydı. Keşke o hissi alıp ona geri verebilseydim."

Sıkıntı tam da burada başlıyor işte. Ayrıntı var ama her şey bilmediğimiz gibi! Bir kere karakter isimleri farklı. Zamanla kimin kim olabileceğini bağlamaya başlıyorsunuz ama diziyle tam bir uyum kesinlikle yok. O çok sevdiğimiz arkadaş grubunun da dizide hissettiğimiz kadar yakın bağları olmadığını görüyorsunuz. Dizideki psikiyatrist de, kitapta  mevcut değil mesela ki bence dizinin temel taşlarındandı.

"Eskilerin dediği gibi olmalı. Birisini seviyorsan, özgür bırakacaksın."

Bir diğer konu da kitabın dili yer yer çocuksuluk ve gençlik arasında gidip geliyor. 17 yaş dönemi için gayet mantıklı ve anlaşılır bir durum ancak dizide öylesine olgun bir tutuma, Rae'in müthiş çıkarımlarına tanık olmuştuk ki afalladım. Bir de 1989 dönemine ait öyle çok ayrıntı ve anı var ki o dönemi bilmiyor ya da yaşamadıysanız bunaltıcı olabiliyor bu durum. Bitmek bilmeyen şarkı listeleri, dönem ünlüleriyle ilgili kısımlar gibi...

Konu kitabın tasarıma gelirse orada dururum işte. Gerçekten çok başarılı! Ciltli, kendine has ayraçlı ve posterli. Hepsi de çok hoş bence. Yazı boyutu da okuması en kolay olanından. 

Günlükte ayrıntı çok ama olay akışı pek yok. Okuyor okuyorsunuz ama olan biten hiçbir şey yok. Sürekli Rae'in aynı duyguları ve çıkmaz sokakları arasında dönüp durmaktan yorulup bitap düşüyorsunuz. Evet yazı dili akıcı ve çok hızlı okunabiliyor, ne de olsa bir günlük ve gündelik bir dille yazılmış. Bu bir avantaj olsa da okurken sıkılmaktan kurtulamıyorsunuz. Üstelik diziyle benzer temel taşlar üzerinde durmasına rağmen kitapla dizi çok çok farklı. Özellikle sonlar konusunda. Kısacası:

Hayaller dizi, gerçekler günlük...

Aslında o kadar çok şey anlatmak istiyorum ki kitaba dair ama okuyacaklara ipucu vermek istemem. Kalbim fena halde kırık ayrıldım kitaptan. Harika bir dizinin üstüne beklentimi karşılayamadı maalesef. Bir masala inanmıştım ve şimdi de kitap sayfalarında bunun yok oluşunu okudum. Dizi, kitaptan çok başarılı bir uyarlama çıkarmış, takdir edilesi fakat günlüğün hayatın gerçeklerini gözler önüne serişi de ayrı bir başarı. Evet gerçekler çok sevimsiz ama bununla da yüzleşmek gerek belki de...

Kitabı okuduğuma memnunum. Artık gerçekleri, ayrıntılarıyla biliyorum ama zaman zaman zihnimde dizideki gibi mi kalsaydı diye düşünmeden edemiyorum. Biraz karışık bir ruh hali yani bendeki. Eğer diziyi bilmeseydim kitap benim için anlamlı ama biraz "sıkıcı" kalırdı. Gerçi bu denli başarılı bir dizi örneği varken de "sıkıcı ve beklentimi karşılamayan" bir noktada kalmaktan kurtulamadı. İşin özü kitap benim için dizinin gölgesinde kaldı ki bu çok sık rastlanan bir durum değil!

Siz kitabı okudunuz mu? Nasıl buldunuz? Yorumlarınızı bekliyorum.

Sevgilerle