17 Nisan 2016 Pazar

Mürebbiye / Stefan Zweig



"İnsana mutluluk kadar sağlık katan bir şey yoktur ve en büyük mutluluk da bir başka insanı mutlu etmektir."

Eğer kitap incelemelerimi takip edenlerden iseniz bilirsiniz. Ara ara Stefan Zweig kitabı okumazsam duramam. Aman bitmesin diye de yudum yudum okurum. Son okuduğum Zweig kitabı ise Mürebbiye ve tabi ki yine o şahane bilindik tat!

"Çoktan unutulduğuna ve artık gömülmüş olduğuna inanmıştı, şimdi bir el uzanmış tabutunu tıklatarak onu dışarıya çağırıyor ve aslında hiç sahip olmadığı bir ün yanılsaması yaratıyordu."



Bilmeyenler için, Zweig genellikle uzun öyküler yazmış ve bu öykülerinde de karakterlerinin psikolojilerini sicim sicim resmeden bir yazardır. Kısacık öykülerin içine tonlarca sayfa ile anlatılabilecek kadar derin duyguları sığdırabilmesi; zengin fakir, güzel çirkin her türden karakteri başarılı bir ruh hali ile yansıtabilmesi insanda okurken hayranlık uyandırır. Her hikayesinin sonunda mutlaka sarsar ve bir müddet hiç birşey yapmadan düşündürtür okuyucusunu.

Mürebbiye eseri de yazarın diğer pek çok eseri gibi kısacık bir kitap. Sadece 83 sayfa. İşin enteresan yanı içinde tam dört tane uzun öykü barındırması. Her öykü birbirinden apayrı konuları ele almakta. Öykülerden en çok "Geç Ödenen Borç"u sevdim. O kadar etkilendim ki... Eski parlak günlerini geride bırakmış yaşlı bir şöhretin hisleri ve ansızın gelen bir mutluluğa sarılışını öyle bir anlatmıştı ki Zweig, pek çok satırı yutkunarak okudum. En az sevdiğimse "Kadın ve Yeryüzü" oldu. Ana fikri biraz havada kalmış gibi hissettim. Yine de tüm öykülerde yazarın kaleminin o bilindik tadını hissettim ki, okumuş olmaktan çok memnunum.

Yazarın öykülerini sevenlerin Mürebbiye eserini de beğenerek okuyacağını düşünüyorum.
Bir yazar nasıl bu kadar kısa ve bu denli derin yazabilir derseniz, okuyun! Kitap bittiğinde sorunuzun cevabını bulmuş olup, yazarın daha çok eserini okumak isteyeceksiniz.

Mutlu pazarlar...