5 Şubat 2016 Cuma

Siyah Beyaz / Pelin Ç. Koç


"Sen bana çağlarca uzak güneşli bir günsün. Sana koşmaktan yorgunum. Sensin anlamsızım, tamamlanmaya çalışmaktan yorgunum."


Siyah ile beyaz kadar birbirinden farklı hayatlara sahip insanlar vardır. Kader onları bir yerde karşılaştırıp iki kalbi birbirine bağladığında farklılıklar bir bir engel olmaya başlar önünde. Hele ki söylenemeyenler var ise engeller aşılmaz hale gelir. Peki aşk her engeli aşabilir mı? Dünya peri masalları yazar mı?

"Seni bana yazmadıysa kader, niye ortak oldun ömrüme?"


Karmaşık ve karanlık bir hayatın insanı Ayaz ile güzeller güzeli Sanem'in aşkını ele alıyor roman. Ayaz görür görmez etkileniyor Sanem'den ama açıklayamadığı yönler var hayatına dair, karanlık yönler. Peki o halde şimdi ne olacak?

Okuması enteresan bir kitap Siyah Beyaz. Akıcı, yalın bir dili var ancak yerli yazarların o ortak dilini yine hissediyorsunuz. Şüphesiz sevemediğim yönleri de oldu, okurken sıkıldığım yerleri de ama bütün olarak ele aldığımda kendini okutan, merakınızı sıcak tutan bir yapısı vardı kitabın. Bir Ayaz'ın bir Sanem'in gözünden okuyorsunuz romanı. Arada başka karakterler de söz alıyor tabi. Bu farklı bakış açılarından minik bölümler halinde ilerleyen yapısı romana dinamiklik katıyordu.

Yerli yazarların kalemini sever okuyucular aşk ve hüznün iç içe geçtiği Siyah ve Beyaz'a bir şans verebilir. Karar sizin.

Sevgilerle

4 Şubat 2016 Perşembe

Hançer-2 Akis / Alisa Samira Ezgi Bağcı


"Beni kendinden nasıl koruyacaksın?"


Koştur koştur, maceralı, araya da çekişmeli yaramaz aşklar yerleştirilmiş filmleri sever misiniz? Eğer bahsettiğin şey tam benlik diyorsanız Hançer-2 Akis tam da aradığınız kitap olabilir.

Başlarda "Burada neler oluyor?" hissini yaşadım çokça. Bunda da öncesinde Hançer-Gölge kitabını okumamış olmam büyük bir etkendi. Haliyle ilk kitaptaki olayların devamını ikinci kitapta anlayıp toparlamam bir hayli zamanımı aldı. Buna ek olarak çokça karakterin olması ve pek çok konu etrafında şekillenen kurgusu da başlarda yorucu olabilir ama sonrası düze çıkıyor. Hele ki ilk kitabi okuduysanız kitaptaki yolculuğunuz muhakkak daha keyifli geçecektir.

Kitabın bir de romantik boyutu vardı ki çiftlerin atışmaları, diyalogları çok keyifliydi. İlginç çiftler oluşturulmuş, haliyle okuması oldukça enteresan ve zevkliydi. Diyalogları pek sevdim, akıcılığı yüksek bir şekilde kendini okuttu diyebilirim.

Macera ve aşk dolu kitapları seven okuyucular için hoş bir seçenek Hançer ama naçizane tavsiyem okumak isteyenler ilk kitaptan başlasın. Yoksa konuyu toparlamak çok zor oluyor:)

Sevgilerle

3 Şubat 2016 Çarşamba

Galaksinin Ruhları / Selen İşlek


"...her insan bir yere aittir. Sen zamanla keşfedersin."

Milyarlaca yıl önce hata yapan bir yıldızın elinden ışığı alınıp yeryüzünde iki kişini kalbine verilir. Yıldızın lanetinden kurtulması bu iki kalbin kavuşmasına bağlıdır. Peki kocaman bir dünyada birbirini bulmak kolay mıdır? Hele bulup aşık olmak. Serra ve Yankı içlerindeki ışığın izinde aşkı bulurken peşlerindeki Kemirgen'den kurtulabilecek midir?

Pek çok soru üzerine konumlanmış hem romantik, hem de fantastik denilebilecek türde bir kitaptı Galaksinin Ruhları. Karakterlerin yaşı (17), diyaloglar ve kurgu bakımından yetişkinlerden ziyade gençlere yönelik bir kitap. Tarz olarak bir dönem çokça okuduğum yabancı yazarlı vampirli, kurt adamlı ya da sihirli güçleri olan fantastik dünyaların kitaplarını anımsatsa da kendi içinde enteresan bir kurgu oluşturmaya çalışmış genç yazar. Buna rağmen sanki aşk ve fantastik kısım bir türlü harmanlanamamış hissi oluştu bende. Karakterlerin genç yaşı dolayısıyla diyalogların dili de beni çok etkileyemedi maalesef. Bir de bol bol "seni seviyorum"ları sevemeyen bir insanım ben galiba. Ne kadar çok kullanılırsa o denli inandırıcılığını kaybediyor gibi hissediyorum. Kitaptaki bolca kullanılan aşk sözcüğü, seviyorum sevmiyorumlar beni yordu.

Genç yazarın kalemi ve hayal gücünün gelecek vaat ettiğine inanıyorum. Özellikle genç kitle kitabı beğenerek okuyabilir ancak yetişkin kitlenin kendinden fazla bir şey bulamayacağını düşünüyorum. Yerli yazarların dilini seven fantastik sever gençler Galaksinin Ruhları'na bir şans verebilir. Karar sizin.

Sevgiler

2 Şubat 2016 Salı

Artık Çok Geç / Şerife Kar


"Ne günlere uyanır insan.
 Başlara son, sonlara baş..."

Kavin, evli bir kadın. Yuvasının tek bir eksiği var: bir bebek. Tam her şeyin yoluna girdiğini sandığı, hamilelik haberini aldığı zamanda kocasının ihanetine tanık olup dünyası başına yıkılıyor. Hayatta hiçbir şey bittiğini sandığımız anda bitmiyor ama. Yıkıldığımız yerden kalkıp yürümemiz, koşmamız, devam etmemiz gerekiyor. Tıpkı Kavin gibi.

"Bir nefes öte ya da beridir yaşamak... Alacağın tek solukta gülmek ya da ağlamaktır. Kimi zaman da ölmektir yaşamak. Çünkü bazen tüm yaşadıklarını silen son busedir yaşamak. Aşktır yaşamak aşk! Kavuşsan da kavuşmasan da aşktır yaşamak!"

Hamile ve aldatılmış bir kadının hayatına devam etme çabası, ihanet etmiş bir kocanın pişmanlığı, aldatılmaya ortak olan diğer kadın ve Kavin'in hayatındaki diğer herkes arasında gidip geliyor roman. Tıpkı meşhur film Selvi Boylum Al Yazmalım'da "Sevgi neydi?" sorusuna cevap olur gibi durmadan sevgiyi ve aşkı sorguluyorsunuz okurken. Sevginin, şefkatin hayatımızdaki yerini bir kez daha düşünmemizi sağlayan, son pişmanlığın fayda vermediğini gösteren yalın, akıcı, pek çok duyguyu pek çok karakterinde hem pay edip hem de birleştirmiş bir kitap ortaya koymuş yazar. Okuması hayli kolay, özellikle yerli yazarların yazı dilini severlerin Artık Çok Geç'i ilgiyle okuyacağını düşünüyorum.

Adının kurgusuna göre şekillendiğini sona geldiğinizde iyiden iyiye anladığınız kitap; pişmanlığı, hataları ve umudu zarif, sakin bir dille ele alırken aldatanın en çok kendini aldattığını zihnimize çakıp gidiyor. Umutla hüznün harmanlandığı kitapları ve yerli yazarların dilini sevenlerin şans verebileceği bir kitap Artık Çok Geç. Karar sizin.

Sevgilerle