6 Ocak 2016 Çarşamba

Paluri / Öykü Odabaş


Hadi kabul edelim, romanlarda genellikle tek bir esas çifte alışkınızdır. Kavuşsunlar diye kendimizi yerden yere vururken kalan her şey ve herkes yan karakterler oluverir. Paluri ise ezberimizi bozacak iddialı bir işe kalkışmış. Burada iki esas çift var:)

"Mantığın yok olduğu anlarda sığınacak tek gerçek liman; gözleri kör, dili lal eden aşkın varlığıdır."

Ateş ve Gökdeniz, fırtınalı bir deniz gibi iki erkek kardeş. Ne yapacakları belli olmayan, çabuk parlayıp sönen fakat karakterlerinden yayılan belirgin bir gücü hissettiğiniz türden. İşte bu deli dolu adamın hayatına farklı hayatlardan Mahru ve Arya giriveriyor bir anda. Hem de ne giriş! Zaten roman da orada başlıyor. Ürkek ve masum Mahru ile Gökdeniz bir yanda hüzünlü başlayan hikayelerini toparlayıp birbirini sevmeyi öğrenirken; Ateş ve Arya'da oyunbaz, tutkulu, bol çekişmeli bir aşkı okuyorsunuz. Hani yok yok dedikleri bu olsa gerek. Ne ararsan var. Hüzün, dram, neşe dengeli bir harman oluşturmuş. Umutsuzluk ve mutsuzluğun yerini sevgi ve mutluluğa yer bıraktığı, kalınlığına (574 sayfa) rağmen okuması kolay ve akıcı bir kitap Paluri.

Karakterler hayli ilginç ve kendi içinde tutarlı. Bu noktada sıkıntı yok fakat erkek karakterlerin kitap boyunca kadınlara dair bakış açısını sevemediğimi ve bazı bölümleri gereksiz gördüğümü belirtmeliyim. Evet akıcı bir kitap fakat bir yerden sonra tahmin edebildiğiniz bir sona gereğinden fazla uzatılarak ilerlemiş gibiydi.

Bölüm başlarında yer alan sözleri, ilginç ve çeşitli karakterleri, çekişmeli ama bir o kadar da yalın ve akıcı aşk hikayesi ile okuması hoş bir aşk romanı Paluri. Yerli yazarların kitaplarının dilini seviyorsanız bir bakabilirsiniz. Her zamanki gibi karar sizin.

Sevgilerle...