23 Ocak 2016 Cumartesi

Ben Bu Aşka 20 Kilomu Verdim / Şişman Kız / Yasemin Erkent


"Hayaller büyük boy karışık pizza, hayatlar müsli"

Twitter'ın meşhurlarından Şişman Kız'ın ilk kitabı Popom Olmadan Asla'yı okuyalı ne çok olmuş. Kitap kilolarıyla başı dertte bir kadının ilişkisini ve hayatını ele alıyordu. Hem de pek başarılı bir şekilde. Gerçekleri güldüren cümlelerin arasına öyle güzel yerleştirmişti ki bol bol gülerken iki katı hüzünlendiğimi sonra fark ediyordum. Acılı çiğ köfte gibiydi. Hem mutlu ediyor, hem ağzımı yakıyordu. İlk kitabın devamı olan Ben Bu Aşka 20 Kilomu Verdim'i duyar duymaz ise kocaman bir paket fıstıklı çikolata hediye edilmiş gibi mutlu oldum desem yalan olmaz.


(Okumak isteyenler için, Popom Olmadan Asla kitap incelemem için tıklayınız )

"Ben sadece vücudumdan mı ibaretim? Dış görünüşümden değerli olan başka hiçbir şeyim yok mu benim?"

İkinci kitapta kızımız zayıflamış olarak karşımıza çıkıyor fakat kendi bile bunun farkında değil. İş güç dert keder derken bir gün öylece zayıfladığını fark ediyor. Öyle böyle değil hem de yirmi kilo. O noktadan sonra hayatına devam etmeye başlıyor. Bir yandan işte edindiği başarılar, bir yandan da yeni bedenine uyum sağlamaya, taze ilişkilere yelken açmaya çalışıyor. Aslında her şey çok iyi gitmeli değil mi? En çok istediği şey gerçekleşmiş, kilolar uçup gitmiş, işi şahane, hiç olmadığı kadar erkeklerin ilgisi üzerinde, istediği her şeyi de giyebiliyor. Oh! Tam kaymaklı kadayıf:)

"Çocukluk hayalleri ne kadar da güzel...Büyüdüğünde ise 'En büyük hayalin nedir?' sorusuna verdiği cevapta bir şekilde sitem de oluyor. Bir bıkmışlık ve bir var olandan kurtulma arzusu taşıyor."

"İnsan istedikten sonra sevinecek ne çok şey bulabilirdi..."

Hayatın denklemi pek de verilenlere göre ilerlemiyor işte. Erkeklerin karakterinden ziyade fiziğine ilgisi, başarısız ilişkiler, hortlayan eski sevgili derken mutluluk mutsuzlukla karışıp boz bulanık bir hal alıyor. Belki de tüm bunların tek faydası karakterimizin kafasındaki sorularına yanıt olması ve kapalı bir şalterin tak diye açılması oluyor.

"Bak canım, ben öyle 45 kilo evlenip beş sene sonra 85 kilo olan kızlardan değilim. Ben sana direkt sonuçla geliyorum. Bende yalan yok!"


Verdiği mesajları, inceden dokundurmaları ile yine hem güldüren hem hüzünlendiren bir ktiaptı. Zayıflayan bir kadının gözünden dünyayı incelemesi ve eski kilolu günlerindeki kendine gösterilen tavırla kıyaslaması gerçekten çok ama çok başarılıydı. Kızımızın aşkı arama çabasında ilişkilere bir anda dalmasını ise sevemedim. Son da oldukça apar topar bitirilmiş gibiydi. Bu bakımdan kitabın aşk boyutunu zayıf ve yetersiz bulup hayal kırıklığına uğradım ne yazık ki. Bir diğer eleştirim de kızımızın zayıflar zayıflamaz gördüğü ilgi üzerine. Elbette beğenilmesi ve dikkat çekmesi normal ancak neredeyse her girdiği ortamda kendisine ilgi gösteren erkekler bulunması bana biraz abartılı geldi.

"Biz on dakkada bi kilo profiterolü silip süpürmüşüz, seni mi silemicez güzelim?.."


"Boş yere vakit kaybetmemek gerekiyordu. İnsanın kendine böyle bir şey yapmaması gerektiği kadar kısaydı hayat."

İlk kitapla kıyasladığımda daha az güldüm, daha çok hüzünlendim. İlk kitabın başarılı gölgesini ise hep üzerinde hissettim. İncelikli mesajları, kayda değer gözlem ve tespitleri ile güldürürken düşündüren yanıyla severek okudum. Buna rağmen şanssızlığı ilk kitapla devamlı kıyaslayarak okumam oldu. Benim için bir Popom Olmadan Asla değildi. Gerçi yine olsa yine okurum, o ayrı. Hatta üçüncüsü çıksın yine okurum ama bu sefer daha fazla mutluluk, daha kooocaman bir aşk ve daha çok şöbiyet okumak isterim ona göre:)

Sevgilerle