17 Aralık 2015 Perşembe

Kağıttan Kalpler / Courtney Walsh



"Belki de yok olan hayaliniz sizi mutluluğa götürecektir..."


Aşka inanır mısınız? Şayet cevabınız "hayır" ise ya gerçek bir aşka tanıklık etmemiş ya da aşka en inandığınız anda kalbiniz fena halde kırılmıştır. Tıpkı otuzuna yaklaşmış ama yüzü aşktan yana gülmemiş Abigail gibi.


"En iyi aşk hikayeleri bile kusurludur. Affedişler içerir ve zordur. Ama er ya da geç mutluluğa ulaşırlar."



Abigail, buram buram aşk kokan bir kasabada yaşamakta, "hayatım" dediği bir kitapçı dükkanı işletmektedir. Ataları kasabaya adını verecek kadar destansı bir aşk hikayesi yaşamış olsa da Abigail bundan nasibini hiç alamamıştır. Zamanla aşka inancını yitirmiş, kendini dükkanının güvenli kollarına teslim etmiş, dükkanını genişletme hayalleri kurmuştur. Ne var ki tam hayallerini gerçekleştireceği anda kasabaya taşınan yakışıklı doktor istediği yeri alır. Artık iki rakip, hatta düşman olan ikili aslında kaderin bir araya getirme planları yaptığı iki aşk umutsuzudur. Abigail'in eline geçen iki aşığın kağıttan kalplere yazdığı mesajlar ise aşka ve umuda uzanan yolu döşeyecektir. Umut ve aşk, hep bitti artık dediğimiz yerde başlamaz mı zaten!

"Dışlanmış. Hiçbir yere ait olmayan. Bu his çok tanıdık geliyordu ve bundan kurtulmak için de çok çabalamıştı. Nasıl oluyordu da her seferinde geri dönüyordu, hem de istenmediği halde?"

"Abigail reddedilmenin nasıl bir his olduğunu çok iyi biliyordu. Acı asla yok olmuyordu; yalnızca bir süre gizleniyor, tam biriyle yakınlaşmak üzereyken yeniden ortaya çıkıyordu."

Hani kış günü elleriniz donar da, eve gelince üzeri tarçınlı mis gibi sıcacık bir sahlep içer, içiniz ısınır ya... Kağıttan Kalpler tam olarak böyle bir kitaptı. Güvensiz, umutsuz, tükenmiş hissediyorsanız sıcacık bir battaniye gibi saracak nitelikte. Sadece aşk konusunda da değil. Sevgi, aile, umut, kendini arayış ve aşk konularını zarifçe ele alan sıcacık bir kitaptı. Tüm karakterleri ayrı dikkate değerdi ve hepsinin farklı bir hikayesi vardı. Özellikle de birbirinden tatlı teyzelerden oluşan Gönül İşi Gönüllüleri'ni ( itiraf ediyorum bilhassa Ursula teyzeyi) çok  sevdim.

"Yara bandını yavaş yavaş çekip onun buralarda gezinmesini ve kaçınılmazı ertelemeyi isteyebilirsin. Ya da hızla çekip atarsın. Bir dakika canın yanar ama sonra geçer."

"Belki iyi bir şeyi, daha iyi bir şey bulacağın için kaybetmişsindir?..."

Peki kitaba dair olumsuz eleştirim hiç mi yok? Zaman zaman hikayenin aynı konu etrafında biraz fazla dolandığını hissedip, sayfa sayısının azaltılabileceğine inansam da bu kitabın tatlılığına belirgin bir gölge düşürmedi. Ana karakterler arasındaki romantizm ve diyaloglar da sanki biraz daha arttırılabilirdi.

"Kimse ne yaptığını gerçekten bilmiyor. Fakat bir şeyler yaptıkları sürece bir yerlere varabiliyorlar. Ve bu, boş oturmaktan çok daha iyidir."

Kağıttan Kalpler, özellikle de yeni yıla dair umutlar biriktirdiğimiz bu dönemde okuması çok şirin bir kitap. Umutsuzlara umut verecek, kağıttan kalpleri iplere dizip tüm evi donatacak kadar hem de...

Bol kalpli günler...