25 Ekim 2015 Pazar

Amok Koşucusu / Stefan Zweig

Bir kez, sadece bir kez Stefan Zweig'in kalemiyle tanışmış biriyseniz diğer kitaplarını konularına dahi bakmadan alırsınız. O denli emin olursunuz iyi bir eser okuyacağınızdan. Güvenim boşa çıkmadı, yine yanıltmadı kalemiyle Zweig beni. Hep yaptığı gibi çarptı, dağıttı, oturduğum yere çaktı.

191 sayfalık kitaba yedi öykü var. Kitap, öykülerden hayli çarpıcı olan Amok Koşucusu'nun adını alıyor. Her öykü "ölüm" temasında buluşuyor. Her bir karakter de öykü de hem birbirine çok benziyor hem de hiç. Sokakta yanından geçip fark etmeyeceğimiz ya da herkesin gözü önünde olup aslında hiç tanınmayan karakterlere dair öyküler bunlar. Herkesten, her şeyden öyküler. Zweig, insan zihninin, psikolojisinin derinliklerine öyle bir sızmış ki tahlillerini hayranlık ve merakla okuyorsunuz. Özellikle psikoloji meraklılarının kitaplarını çok beğenerek okuyacağını düşünüyorum.

Daha önce de yazarın kitaplarını okuduğumdan ister istemez bir kıyaslama yaptım okurken. Başta benim için bir Satranç olmasa da sona geldiğimde fikrim değişti. Kıyaslama yapamayacağım şekilde her öyküde eşsiz ve yoğun bir tat vardı. Öyle ilginç karakterler seçmiş ki yazar, hepsinde ayrı bir merak duydum. Karakterler adeta nakış inceliği ve detaycılığıyla işlemişti.

Amok Koşucusu şahıs betimlemeleri, psikolojik analiz ve tespitleri ile durağan bir anın bile gözlerinizin önünden su gibi akıp gitmesini sağlıyor. Sicim sicim örülmüş kelimelerin arasında dolanmak, insan zihninin kıvrımlarında ilginç bir yolculuğa çıkmak istiyorsanız Amok Koşucusu tam aradığınız kitap. Kesinlikle tavsiyemdir.

Sevgilerle