11 Temmuz 2015 Cumartesi

Bridget Jones-Mantığın Sınırı / Helen Fielding

Modern zaman kadını zamansız bir şekilde resmedilebilir mi deseler, "Kesinlikle!" der ve ilk aklıma gelen Bridget Jones olurdu. Yıllar öncesinden aramıza katılan katılan Bridget Jones ve onun şahane günlüğü Pegasus Yayınları tarafından üç kitaplık seri olarak raflardaki yerini aldı. Seri sıralaması ise şöyle:

1) Bridget Jones'un Günlüğü

Kitap incelemem için tıklayınız

2) Bridget Jones-Mantığın Sınırı

3) Bridget Jones-Deliriyorum Bu Çocuğa

Aslında ilk iki kitap yıllar önce de Türkçe basılmıştı. Yeni olan üçüncünün Türkçe basılması. Bense üç kitabı birden edinip başladım okumaya. İlk kitapta Bridget'in yaşı ve kilosuyla bitmeyen mücadelesi, kariyerine ve ailesine yönelik problemleri ve aşkı arayışını okuduk. İkinci kitapta yine aile, kariyer ve kilo problemleri sürmekte. Fakat bu sefer "Aşkı bulmak mı zor, yoksa ilişkiyi devam ettirmek mi?" dercesine bir ilişkinin gidişatını, o yolda yapılan hataları, gitgelleri, duygusal dalgalanmaları inanılmaz bir başarıyla aktarıyor yazar. Kısacası iki kitap benzerlikler içerse de temelde iki farklı konuya odaklanıyor. İlki aşkı bulmak, ikincisi o aşkı ve ilişkiyi devam ettirmek.

İkinci kitabın çok hareketli ve eğlenceli bir başlangıcı var. Buna rağmen ortalarda biraz yoruyor. Sonlarda ise yokuş aşağı kayıyorsunuz. Biraz lunapark gibi:) Tekrar edip duran, anlam veremediğiniz ayrıntılar nihayetinde öyle güzel anlamlanıyor ki kitaptan tat alıyorsunuz. Kitapta polisiye bir yön de var ki romana ayrı bir renk katıyor.

Kitaba dair tek hoşnutsuzluğun sanırım Bridget ve Mark Darcy diyaloglarının yetersiz oluşu. İnsan bu ikilinin konuşmasını daha çok duymak istiyor, hele ki kritik sahnelerde. Bir de harf/yazım hataları kısmı var ki ileriki baskılarda yayınevinin düzelteceğini umut ediyorum.

30lu yaşlarda, bekar ve aşkın peşindeki Bridget'ın hikayesinin devamında da ilki gibi çok eğleniyorsunuz. Sadece eğlenmek değil, öğreniyorsunuz da. İster kadın ister erkek olsun, bir kalbin iki kişi daha güzel attığını, iki kişi daha anlamlı yüründüğünü, akşamları yanyana koltukta oturup aynı odada soluk alıp vermenin bile ne büyük bir kalp doygunluğu olduğunu... ve bunu inkar etmenin bu büyük sevgi ihtiyacını örtemediğini...Ah Bridget Jones sen hep güldür ve hep anlat! Hala söylememe gerek var mı? Kesinlikle tavsiyemdir:)

Sevgilerle

Not: İlk iki kitabın ayrı ayrı filmleri var. Renee Zellweger ve Colin Firth'ün yer aldığı filmler çok da başarılılar. Önerimdir:)