19 Mayıs 2015 Salı

Zehir

Sen hep olduğun yerdeydin. Ben bir sağında, bir solunda, dört bir yanında pervane… Aptallaştım, sağırlaştım, kör oldum. Darbeler arka arkaya gelip kana bularken üstümü anlamadım bile, o kadar uyuştum gülüşünün zehriyle. Sen hep ordaydın, kurbanlar seçtin gülüşüne. Kimi birgün kaldı hastanede, kimi birkaç ay… Ben kaldım, gidemedim. Acıya mı alıştım, acıya mı dayandım bilmiyorum. O bile güzeldi galiba, onu bile terk edemedim. Hiç olduğumu bile bile kaldım, yanındaki tek saniyeyi kar sayarak çentikler attım içime. Neden sonra ayakta kalamaz oldum, yorgun düştüm sevmekten… Verirken kendimden durmadan, anladım kanımı içtiğini.  Gülüşünün güzelliğini çözdüm, yığıldığımda yere. Bedenim tükenirken sana, kalbim direnmekteydi hala. Soğurken bedenim hala avaz avazdı içim. Lanetler okudu aklım kalan son hücresiyle… Sevmek nasıl bu kadar zehirli olabilirdi?