12 Mayıs 2015 Salı

Matematiğin Aydınlık Dünyası / Sinan Sertöz

"...Bilgisizliğin boş ve dingin huzurunu değil, bilginin coşkun mutluluğunu aramak. İşte binlerce yıldır süren bu arayışın adı Matematik..." -Sinan Sertöz-

İnsan her gün hayatında kalıcı izler bırakacak, kitaplığının baş köşesine koyacak bir kitapla karşılaşmaz. Buldu mu da sarıp sarmalar. Hem herkese duyurmak ister, hem de bir mücevher gibi saklamak. Saklayamayacağım... Olur da bir kitapçıda, fuarda her görüşümde yüzümde tatlı bir tebessüm bırakan kitabı tanıtayım size: Matematiğin Aydınlık Dünyası

Birkaç yıl önceydi. Gözümden uyku aksa da sıcaktan uyuyamadığım bir yaz gecesiydi. Açtım televizyonu, öyle boş boş dolandım kanallar arasında. O sırada gözüme ilişti. Şaştım kaldım, ekranda matematikle ilgili bir film mi vardı? Evet evet gerçekten biri matematik anlatıyor, kuma daire çiziyor deney yapıyordu, ordan hoop satrancın bulunuş öyküsüne geçiyor oradan da bambaşka bir yere. O uykudan gözü şıpır şıpır akan ben gitti, gözlerini pörtletip gecenin bir yarısı matematik belgeseli izleyen ben geldi. Ama ne izlemek! Öyle yalın, akıcı, zevkli, merak uyandıran bir şekilde anlatıyordu ki belgeseldeki kişi; her duyduğumu beynime kazımak, unutmamak istiyordum. Hemen adını not ettim "Matematiğin Aydınlık Dünyası" Aradım taradım buldum. Bilkent Üniversitesi Matematik Bölümü'nden Prof. Dr. Sinan Sertöz idi belgeseli anlatan kişi. Belgeselin ise aynı isimli bir kitabı vardı. O kitabı bulmalı, okumalıydım. Hem de hemen! Ama ne şans! Nereye sorsam yok. En son kalan bir taneyi buldum sonunda, sarıldım:)

"Birçok insan için matematik, hayatını zehir eden derslerden, içine korku salan sınavlardan ve okulu bitirir bitirmez kurtulacağı bir kabustan ibarettir. Bazıları içinse matematik, hayatı anlamanın ve sevmenin bir yolu olabilmiştir. Çünkü sevmenin yolu, her şeyde olduğu gibi, burada da anlamaktan geçer. Ancak anlayabildiğimiz şeyleri severiz."

Tübitak Popüler Bilim Kitapları'ndan çıkan 130 sayfalık bir kitap, boyutu küçücük. Hani bilmeden görseniz fazla da dikkatinizi çekmez. Ne anlatabilir ki bu kadarcık sayfada dersiniz? Bense derim ki, ne anlatmaz ki? Pek çok kişinin duygularına tercüman olurcasına, püsküllü bela matematik diyerek başlıyor kitabımız. 3,14 ama siz 3 alın demek yerine; daireler çizip, pi sayısını anlatıyor size. Satrancın bulunuş öyküsünden üslü sayılara geçiveriyor. Pisagor'dan Abel'e oradan Gauss'a pek çok matematikçinin öyküsünü sanki çok yakın bir arkadaşınızla kahve içip muhabbet eder gibi öyle meraklı, şakacı, tatlı bir dille anlatıyor ki! Muhabbet akıp gidiyor "Ya biz şunu konuşmuyor muyduk? Ne ara bu konuya geldik?" derken buluveriyorsunuz kendinizi. Ara ara bir kağıt kalem arıyor parmaklarınız. Yazıp çiziyor, merakla gözleriniz büyüyor ve hiç fark etmediğiniz bir güzelliği keşfetmenin mutluluğuyla dalıp gidiyorsunuz matematiğin aydınlık dünyasına...

Kitapta anlatılanları daha iyi anlayabilmeniz için oldukça kolay anlatılmış, hoş çizimler de mevcut. Belgeselde de olduğu gibi bazı matematikçilerin fikirlerine de yer verilmekte. Üstelik okuyup anlamak için temel bir matematik bilgisi yeterli. Mutlaka matematikle özel olarak ilgilenmenize ya da yüksek bir matematik bilgisine ihtiyacınız yok. Küçücük ama aklınızın alamayacağı kadar dolu dolu bir kitap. Belgeseli ayrı güzel, kitabı ayrı. Sanırım anlatamıyorum ama kitaplığımda nadide bir çiçek gibi saklıyor, dönüp dönüp okuyorum. Daha ne demeli bilmiyorum:)

"Matematikçi olmak kişinin kendine kalmış bir serüvendir... Matematik eğitimi almış bir kişi size çözmeniz için güzel problemler bulup getirebilir. Matematikçi ise size çözümleri ve çözümlerin birbiriyle şaşılası uyumunu anlatır."

Kim bilir belki de hala gözlerinizi devirip "Matematiği sevmem ki ben" diyorsunuz. Hani bazen gün gelir yıllarca aynı ortamda olup sadece selamlaştığımız biriyle birkaç saat sohbet eder de,"Ne iyi biriymiş, neden daha önce konuşmamışız ki!" dersiniz ya, matematik için de öyle. Belki henüz tanışmamışsınızdır. Matematiğe bir şans verin, Matematiğin Aydınlık Dünyası'na da.  Tek gereken kapı ardında bırakılmış ön yargılar ve keşfetmek için bitmeyen bir coşku! Hadi!

Sevgilerle