3 Şubat 2015 Salı

Hayvan Çiftliği / George Orwell

"Tüm hayvanlar eşittir.Ama bazı hayvanlar öbürlerinden daha eşittir."

İyiden de iyi bir kitap okuduğunuzda, dağıldığınızda, kapağını kapatıp rafa yerleştirdiğinizde üzerine söyleyecek çok şey olduğunu fark etseniz de ağzınızdan tek kelime çıkamaz bazen. Sanki ne söyleseniz yeterince anlatamaz, yeterince hakkını veremeyecek gibi hissedersiniz. İşte ben tam da öyleyim.

Aslında pek de tarzım olmayan bir kitaptı Hayvan Çiftliği. O kadar çok duydum, öyle merak ettim ki okumalıyım demiştim kendi kendime. Şimdi düşündüğümde hem geç kalmışım diye üzülüyor, hem de damağımda bıraktığı mutluluk ya da neşe olmayan fakat unutulmayacak bir tadı aldığım için memnun oluyorum.

Kitabın konusu bir çiftlikteki hayvanların daha iyi ve adaletli bir yaşam için çiftlik sahiplerine baş kaldırışları ve yeni bir düzen kurmaları etrafında şekillense de bundan çok daha fazlası var. Kitabın çiftlikte geçmesi, karakterlerinin hayvanlar olması kitaba enteresanlık kattığı gibi, okuyucuda da merak uyandırıyor. İnsanın sırf "Nasıl anlatılabilir ki bu durum?" diye bile okuyası geliyor. Buna rağmen kitabı özel ve etkileyici kılan tek ya da en önemli özelliğin bunlar olduğunu söylemek bence haksızlık olur. Yormadan düşündüren, eleştiren bir kitap bu. En ilgi çekici özelliklerinden biri de çok yönlü eleştirel bir kitap olması. Sadece bir tarafı değil, her yönüyle durumu ele alan; okuyucuyu tek yönde değil pek çok yönde düşündüren bir kitap.

Kitabın kapak tasarımı ve renklendirilmesi, içindeki çizimleri, ayracı özenli ve incelikli bir basım çalışmasından geçildiğini hemen hissettiriyor. Fakat bunların hepsinden daha önemlisi cümlelerin akıcılığı, anlaşılırlığı, adeta su gibi akıp gitmesi. Hayvan Çiftliği yoğun bir konuyu ele almasına rağmen bu denli akıcılık ve sadelik karşısında insan ancak takdir edebiliyor. Tarzım olmayan bir kitap olduğundan en başta anlamakta zorlanır mıyım tedirginliği yaşamışsam da boşunaymış. Rahatlıkla anlaşılan, hatta bir oturuşta bitirilebilecek bir kitap (152 sayfa). Bitirmek istiyor musunuz peki? Asla! Olanca sadeliğiyle okuduğunuz her bir cümledeki özeni öylesine seziyorsunuz ki durup okuyarak kitabın hakkını vermek istiyorsunuz.

Kitabın basım ve çevirisi o kadar başarılı ki Can Yayınları ve özellikle de çevirmen Celal Üster'i takdir etmek gerek. Ayrıca çevirmenin baştaki sunuş kısmı çok itinalı ve bilgi verici bir çalışma olmuş. Kitabı okumaya başlamadan önce özellikle de konuya hakim değilseniz sunuş kısmını okumanın faydalı olacağını düşünüyorum. 

Hayvan Çiftliği, okuduğuma memnun olduğum, övüldüğü kadar varmış dediğim, her bakımdan çok özenli, yoğun ve başarılı bir kitaptı. Su gibi akıp giden tüyler ürpertici bu peri masalını kendinizi kaptırıp bir seferde mi okuyacağınız yoksa cümlelerdeki zıt bir uyum içindeki sadelik ve yoğunluğa hayran kalıp düşüne dinlene mi okuyacağınız ise size kalmış.

Sevgilerle