20 Aralık 2014 Cumartesi

Satranç / Stefan Zweig

"...bir insan kendini ne kadar sınırlarsa, öte yandan sonsuza o kadar yakın olur; işte böyle görünüşte dünyadan kopuk yaşayanlar, özel yapıları içinde karınca gibi, dünyanın tuhaf ve eşi benzeri olmayan bir maketini kurarlar."

Sadece 71 sayfa olan bir kitap ne kadar etkileyici olabilir ki? Ya da ne kadar alıp götürebilir, içine sürükleyebilir sizi? Hepsini yapabildiğine şahit olduğum kitaba hoş geldiniz. Tek söyleyebileceğim hacmi küçük, etkisi büyük bir kitap Satranç!

Dr. B. normal olmayan şartlar artında satrançla tanışmış ve aklını korumak adına satranca sarılmış biridir. Ne var ki çözüm olarak gördüğü satranç, zamanla takıntı haline getirdiği ve hastalanmasına sebep olacak bir noktaya gelir. Her şey için belki de son bir satranç oyununa gerek vardır. Dr. B.'nin de yaşaması, hissetmesi gereken son bir oyun olacaktır.

Kitapta yoğun bir düşünce ve gözlem akışı ile bolca psikolojik çözümleme var. İşin ilginç yanı bu yoğun tat, öyle bir akıcılık ve anlaşılırlıkla sunuluyor ki hayran kalıyorsunuz. Gözünüzü, ruhunuzu, zihninizi kitaptan uzaklaştıramıyorsunuz. Kitap sizi içine katıyor ve artık siz sadece dışarıdan bir izleyici olamıyorsunuz. Açıkçası bir kitabı sevdiysem zaten içine girdiğimi hissederim fakat burada yaşadığım bambaşkaydı. Sadece kitabı sevdiğimden değil, duygular o denli başarılı ve aynı hissi yaşamanıza sebep olacak bir doğallıkla ifade ediliyor ki okurken kendimi sıktığımı, gerildiğimi ancak kitap bittiğinde anladım. Yani sadece okuyup etkilenmiyor, yaşıyorsunuz. Bunu bu kadar kısa bir kitapta, bu denli yoğun hissetmekse benim her zaman başıma gelen bir olay değil. Hayran kaldım!

Kitabı okumaya başlamadan önce mutlaka ön sözünü okumanızı ve hatta yazarın yaşamıyla ilgili bilgi edinmenizi öneririm. Bunlar kitabı farklı bakış açılarından ele almanızı sağlıyor. Satranç'ın yazarın intiharından önce verdiği son eser olması da kitapla ilgili dikkat çeken bir başka özellik.

Kitabın sonu havada kalmasa da sanki çok ansızın bitti. Birkaç cümleye daha ihtiyaç varmış gibi hissettim. Czentovic'in ya da Dr. B.'nin hislerini, düşüncelerini duymak istedim belki de. Yine de kesinlikle etkili kalemini hissettiğim, okuduğuma çok memnun olduğum bir kitap oldu Satranç. Yazarın ilk okuduğum kitabı olmasına rağmen kesinlikle son olmayacak. Yıllardır öğrenmek istediğim satrancı da bir an önce öğrenmeliyim sanırım.

Son olarak diyebilirim ki, damağınızda kalacak yoğun ve akıcı bir tada hazır olun ve Satranç'ı okuyun. Bu kitapla tanıştığınızda neden şimdiye kadar okumadığınızı kendinize soracak ve kendinizi yazarın diğer kitaplarını araştırırken bulacaksınız. Kendimden biliyorum:)

Sevgilerle